îmâ ~ ایما
Osmanlıca İmla Lügati - îmâ ~ ایما maddesi. Sayfa: 121 - Sira: 56

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,îmâ maddesi. îmâ osmanlica yazılışı, îmâ osmanlıca imla klavuzu, îmâ Türkçe - Osmanlıca imla yazımları, îmâ nasıl yazılır, îmâ arapça yazılışı, Çağdaş Sözlük Osmanlıca imla klavuzu
1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,, ایما îmâ ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
îmâ ~ ایما güncel sözlüklerde anlamı:
iMA ::: İşaret etmek. İşaretle anlatmak. İşaret.
îmâ ::: dolayısıyle anlatma.
iMa ::: Namazda rükû ve secdeleri yapamayan îmâ ile kılar. (Halebî)
Alnında yara olan, yalnız burnu ile, burnunda yara olan da yalnız alnı ile secde eder. Alnında ve burnunda birlikte yara olup, başını yere veya böyle sert bir şey üzerine koyamıyan, ayakta durabilse bile, yere oturarak îmâ ile kılar. (İbn-i Âbidîn)
Yatarak başı ile îmâ edemeyecek kadar ağır hastalığı yirmi dört saatten çok devâm eden kimseden, aklı başında olsa bile, namaz sâkıt olur (düşer, kılması lâzım gelmez). (Halebî)
Îmâ ile dahî kılması mümkün iken kılmadan ölüm hâline gelen kimsenin, namazlarının keffâreti için vasiyet etmesi lâzımdır. (İbn-i Âbidîn, İmâm-ı Birgivî)
İma :::
- Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
Örnek: Başkalarına ima ile bile söylemekten çekindiğim en mahrem şeyleri bilen insandın sen. P. Safa - Açıkça belirtilmeyen, dolaylı olarak anlatılan şey.
îmâ ::: işaret , dolaylı anlatım
ima ::: işaret etmek , işaretle anlatmak , işaret
îmâ ::: dolaylı anlatım
îmâ ::: işaret
ima ::: iham, işare, kinaye
İMA :::