Çağdaş Sözlük

asıl ~ اصل

Osmanlıca İmla Lügati - asıl ~ اصل maddesi. Sayfa: 13 - Sira: 56

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,asıl maddesi. asıl osmanlica yazılışı, asıl osmanlıca imla klavuzu, asıl Türkçe - Osmanlıca imla yazımları, asıl nasıl yazılır, asıl arapça yazılışı, Çağdaş Sözlük Osmanlıca imla klavuzu

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,, اصل asıl ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

asıl ~ اصل güncel sözlüklerde anlamı:

ASIL ::: (Bak: Asl)

asl ::: (a. i.) : 1) asıl, kök, dip, kütük, temel, esas, kaide, kural; hakikat; soy, nesep; bir şeyin belli başlı kısmı; başlangıç; baş; yer; sıhhat. 2) s. hakîkî, esaslı, hâlis, safî. 3) zf. esasen, zâten, başlıca, en ziyâde, alelhusus; hakîkaten.

asl-ı meyyit ::: huk. ölen kimsenin babası, babasının babası ve ilâh...

asl ü esâs, asl ü fasl ::: gerçek, doğru.

asl ü nesl ::: soysop.

asıl ::: kendisi, temel, kök.

Asıl :::


  1. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı.

  2. Kök, köken, kaynak.

  3. Gerçeklik, esas, hakikat.

  4. Soy, nesep
    Örnek: İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık

  5. Gerçek
    Örnek: Genç kızın bıraktığı mektup asıl sebebi meydana çıkarmıştı. R. N. Güntekin

  6. Bir şeyin temelini oluşturan, ana.

  7. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan.

  8. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.

  9. Yeniçeri ocağından olanların ulufelerini gösteren defterin özgün nüshası.

asıl ::: esas , kendisi , temel , kök , (bak: asl)

asl ::: kök , temel , asıl

asl ::: ‬asıl

asl ::: kök

asl ::: gerçek

asıl ::: ana, cevher, cins, esas, gerçek, hakikat, hamur, kaynak, kök, köken, mahiyet

asıl ::: nesep, özgün, soy

asıl ::: temel, üs

asıl ::: nesep, özgün, soy

asıl ::: temel, üs

ASIL :::

(Bak: Asl