Çağdaş Sözlük

mûcize ~ معجزه

Osmanlıca İmla Lügati - mûcize ~ معجزه maddesi. Sayfa: 194 - Sira: 22

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,mûcize maddesi. mûcize osmanlica yazılışı, mûcize osmanlıca imla klavuzu, mûcize Türkçe - Osmanlıca imla yazımları, mûcize nasıl yazılır, mûcize arapça yazılışı, Çağdaş Sözlük Osmanlıca imla klavuzu

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,, معجزه mûcize ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

mûcize ~ معجزه güncel sözlüklerde anlamı:

mu'cize ::: (a. i. acz'den. c. : mu'cizât) : tansık, tansuk, dini teyit maksadiyle ve Allah'ın emriyle peygamberler tarafından yapılan ve halkı hayrette bırakan harikulade işler, hareketler, haller, (bkz. : keramet).

mucize ::: insanların yapamadığı harikalar.

Mucize :::


  1. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay.

  2. İnsan aklının alamayacağı olay
    Örnek: Şırınga nasılsa umduğumdan çok daha iyi bir tesir yaptı ve zavallı Hacı Ömer, bunu benim bir mucizem gibi gördü. R. N. Güntekin

  3. Olağanüstü, şaşırtıcı
    Örnek: Onların aşkı ve evlilikleri zaten bir mucize değil miydi? T. Buğra

  4. Allah'ın izni ve emri ile yalnız peygamberlerin gösterdiği, özellikle peygamberlere karşı çıkanları ikna etmek, iman etmeyenlerin iman etmelerini sağlamak, inananların imanını güçlendirmek amacı taşıyan olağanüstü işler, hareketler, hâller, tansık.

mûcize ::: benzersiz olağanüstü şey , insanların yapamadığı harikalar

mucize ::: Allah'ın izniyle peygamberler tarafından gösterilen ola-ğanüstü şey

mu'cize ::: (a. i. acz'den. c. : mu'cizât) tansık, tansuk, dini teyit maksadiyle ve Allah'ın emriyle peygamberler tarafından yapılan ve halkı hayrette bırakan harikulade işler, hareketler, haller, (bkz. : keramet).

mucize ::: olağanüstü, şaşırtıcı