Çağdaş Sözlük

visâl ~ وصال

Osmanlıca İmla Lügati - visâl ~ وصال maddesi. Sayfa: 301 - Sira: 20

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,visâl maddesi. visâl osmanlica yazılışı, visâl osmanlıca imla klavuzu, visâl Türkçe - Osmanlıca imla yazımları, visâl nasıl yazılır, visâl arapça yazılışı, Çağdaş Sözlük Osmanlıca imla klavuzu

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,, وصال visâl ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

visâl ~ وصال güncel sözlüklerde anlamı:

ViSAL ::: (Vasıl. dan) Vâsıl olma. Sevdiğine ulaşma. Kavuşma. Ayrılıktan kurtulma.(Fâni mevcudatın visali, madem fanidir, ne kadar uzun da olsa yine kısa hükmündedir. Senesi bir saniye gibi geçer. Hasretli bir hayal ve esefli bir rüya olur. L.) Öyle ise Bâki'nin yolunda çalışmak lâzım gelir.

vasîl ::: (a. s.) : birinden asla ayrılmaz [kimse]

vassâl ::: (a. s.) : 1) vasleden, ulaştıran, birleştiren. 2) i. g. s. sayfaları yapışan eski yazılı bir kitabın sahifalarını ayıran sanatkâr. 3) i. tar. Ortaçağ'da Derebeylerine bağlı olan halk veya kendisinden daha büyük bir Derebeyine bağlı olan Derebeyi.

visal ::: (a. i. vasl'dan) : 1) ulaşma, bitişme. 2) sevgiliye kavuşma, (bkz. : vuslat). 3) müz. Türk müziğinin en az beş altı asırlık bir mürekkep makamı olup zamanımıza kalmış numunesi yoktur.

visâl ::: kavuşma.

Visal :::


  1. Sevgiliye kavuşma
    Örnek: Aşk derdinin çaresi visaldir. R. N. Güntekin

visâl ::: kavuşma , sevdiğine ulaşma , ayrılıktan kurtulma , ulaşma , varma

vassal ::: ulaştıran

vassal ::: ‬ulaştıran

visâl ::: ‬ulaşma

visâl ::: varma

visâl ::: kavuşma

visâl ::: vuslat

vasîl ::: (a. s.) birinden asla ayrılmaz [kimse]

vassâl ::: (a. s.) 1) vasleden, ulaştıran, birleştiren. 2) i. g. s. sayfaları yapışan eski yazılı bir kitabın sahifalarını ayıran sanatkâr. 3) i. tar. Ortaçağ'da Derebeylerine bağlı olan halk veya kendisinden daha büyük bir Derebeyine bağlı olan Derebeyi.

visal ::: (a. i. vasl'dan) 1) ulaşma, bitişme. 2) sevgiliye kavuşma, (bkz. : vuslat). 3) müz. Türk müziğinin en az beş altı asırlık bir mürekkep makamı olup zamanımıza kalmış numunesi yoktur.

VİSAL :::

(Vasıl. dan) Vâsıl olma. Sevdiğine ulaşma. Kavuşma. Ayrılıktan kurtulma.(Fâni mevcudatın visali, madem fanidir, ne kadar uzun da olsa yine kısa hükmündedir. Senesi bir saniye gibi geçer. Hasretli bir hayal ve esefli bir rüya olur. L.) Öyle ise Bâki'nin yolunda çalışmak lâzım gelir.