Çağdaş Sözlük

nezir ~ نذر

Osmanlıca İmla Lügati - nezir ~ نذر maddesi. Sayfa: 214 - Sira: 46

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,nezir maddesi. nezir osmanlica yazılışı, nezir osmanlıca imla klavuzu, nezir Türkçe - Osmanlıca imla yazımları, nezir nasıl yazılır, nezir arapça yazılışı, Çağdaş Sözlük Osmanlıca imla klavuzu

1976 yılında hazırlanmış Osmanlıca İmla Lügati,, نذر nezir ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

nezir ~ نذر güncel sözlüklerde anlamı:

NEZiR ::: (Nezr. den) Bir iş için korkulacak bir şey söyleyip gözdağı vermek. İlerdeki hesap için korkutmak. ("Beşir" in zıddıdır) * Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâmın bir vasfı olup Allaha (C.C.) inanıp itaat etmeyenlere cehennemden haber verdiği için "Nezir" denmiştir.

nezîr ::: (a. i. nezr'den. c. : nüzerâ, nü-zür) : 1) birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. 2) Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in adların-dandır.

nezr ::: (a. i. c. : nüzûr) : adak, adama.

nüzür ::: (a. i. nezîr'in) : (bkz. : nüzerâ).

"); O ::: (a. ha.) : Osmanlı alfabesinde elif ve ayın harflerinin kalın zamme (ötre) (ilerinin sesini karşılar.

Ocak ::: (t. i.) : [kelime türkçe olmakla beraber Osmanlıca kelimelerle birleştirilerek terkipler meydana getirilmiştir : oeâg-ı mihmân-neviz : misafir ağırlıyan ocak (hanedan). Serâmedân-ı ocâg : ocağın ileri gelenleri. gibi]

okka ::: (o. i.) : (bkz. : ûkıyye).

Okyanus ::: (a. h. i.) : 1) (bkz : Bahr-i muhît). 2) Osean, fr. Ocean.

ordu ::: (t. i.) : [kelime türkçe olmakla beraber Osmanlıca kelimelerle birleştirilerek terkipler ve "birleşik kelimeler meydana getirilmiştir : Ordû-yi hümâyûn = pâdişâh ordusu. Ordû-gâh : ordunun konakladığı yer. gibi]

ordu-gâh ::: (t. f. b. i.) : ordunun konakladığı yer. (bkz. : muasker).

Osman ::: (a. h.) : Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in dâmâdı, üçüncü halîfe. [Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in : Ru-kıyye ve Zeyneb adında iki kızıyle evlendiği için "Osmân-ı Zi-n-nûreyn" lâkabiyle anılır]

Osmânî, Osmâniyye ::: (a. s. c. : Osmaniyân) : Osmanlı Devleti'ne mensup, Osman-lılar'a âit, Osman Oğullari'yle ilgili. Devlet-i Osmâniyye : Osmanlı Devleti. Kavâid-i Osmâniyye : Osmanlıca gramer.

osmaniyân ::: (a. s. osmânî'nin c.) : Osmanlılar, Osman Oğulları.

otâg ::: (t. i.) : [çok eskiden dilimize toharcadan geçtiği ileri sürülen bu kelime türkça kabul edilegelmiş ve Osmanlıca kelimelerle birleştirilerek terkipler yapılmıştır : otâg-ı hümâyûn : pâdişâh çadırı. gbii]

otağ-gerân ::: (t. f. b. i. c.) : otağ, çadır yapanlar.

otâga ::: (f. i.) : sorguç.

nezîr ::: korkutan, adak.

Nezir :::


  1. Adak
    Örnek: Yerden bir avuç saman aldı, ellerinin arasında bir nezri yerine getirir gibi ovuşturup havaya üfledi. A. H. Tanpınar

  2. 1. Kendini Tanrıya ve ibadete adayan. 2. Bir dilekte bulunan, adak adayan.

nezîr ::: korkutan

nezr ::: adak

nezir ::: (nezr , den) bir iş için korkulacak bir şey söyleyip gözdağı vermek , ilerdeki hesap için korkutmak , ("beşir" in zıddıdır) , peygamberimiz aleyhissalatü vesselamın bir vasfı olup Allaha (c , c , ) inanıp itaat etmeyenlere cehennemden haber verdiği için "nezir" denmiştir

nezr ::: ‬adak

nezîr ::: (a. i. nezr'den. c. : nüzerâ, nü-zür) 1) birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. 2) Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in adların-dandır.

nezr ::: (a. i. c. : nüzûr) adak, adama.

NEZİR :::

(Nezr. den) Bir iş için korkulacak bir şey söyleyip gözdağı vermek. İlerdeki hesap için korkutmak. ("Beşir" in zıddıdır) * Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâmın bir vasfı olup Allaha (C.C.) inanıp itaat etmeyenlere cehennemden haber verdiği için "Nezir" denmiştir.